" Benim adım kırmızı | Kitap oku

Benim adım kırmızı

By on Ocak 31, 2016

Orhan Pamuk’un “En renkli ve iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, yazarın dünyada şimdiye dek en çok satan romanı oldu; Fransa ve İtalya’da yılın kitabı seçildi, dünyada bir romana verilen en prestijli ödüllerin başında gelen Uluslararası IMPAC Dublin ödülünü kazandı. Eski resim sanatımız, Doğu ve Batı’nın dünyayı görme biçimleri, aşk ve ölüm hakkında unutulmaz bir tarihi roman olan bu çağdaş klasiği, ilk yayımlanışından 15 yıl sonra, yazarın sonsözü ve kapsamlı bir sanat-tarih kronolojisiyle birlikte sunuyoruz.

Benim Adım Kırmızı, hem Orhan Pamuk’un en çok dile çevrilen ve en çok hayranlık duyulan eseri hem de modern edebiyat tarihimizin dünyada en çok okunan kitabı.

Orhan Pamuk’un “en renkli ve en iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre’ye âşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul’da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikâyelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

“Türk romancısı Orhan Pamuk, Avrupa’ya roman nasıl yazılır, gösteriyor.”

Benim Adım Kırmızı Özeti

Benim Adım Kırmızı Orhan Pamuk

Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü dahil dünya çapında bir çok ödül kazanmasını sağlayan Benim Adım Kırmızı tarihi bir entrika hikayesi sunuyor.

Zarif Bey ıssız bir gecede öldürülür ve kuyuya atılır. Onun ölmesiyle nakkaşhanede işler eskisi gibi yürümez ve her şey değişir.

Zarif Bey, Kelebek, Zeytin ve Leylek Başnakkaş Osman’ın nakkaşhanesinde çalışır. Ama padişahın Enişte Efendi’den istediği ve herkesten saklı tutulan kitap için resim çizmeye başlarlar ve bunu Üstat Osman dâhil herkesten saklarlar. Enişte Efendi’nin hazırladığı kitaba resim yaparak Üstat Osman’a ihanet ettiklerinin farkında olmaların rağmen resim yapmaktan da vazgeçemezler.

Kitabın başlamasından bir yıl sonra Enişte Efendi’nin yeğeni Kara gelir. Enişte Efendi bunun üzerine kitap işini Kara’ya devretmeye karar verir. Kara yıllar önce eniştesinin yanından ayrılmış ve 12 yıldır İstanbul dışında yaşamıştır. Eniştesinin kızı Şeküre’ye olan aşkını yanlış bir zamanda açıklamış ve Enişte Efendi ikisinin evlenmesine razı olmamıştır. Geçen süre içinde Şeküre evlenmiş ve Şevket ve Orhan isimli iki çocuğu olmuştur. Ama Şeküre’nin savaşa giden kocası 4 yıl geçmesine rağmen dönmemiştir. Bir süre kayınpederinin yanında duran Şeküre, kocasının kardeşi Hasan’ın kendisine olan davranışlarından sıkılıp babasının evine dönmüştür.

Zarif Efendi’nin ölümünden sonra nakkaşlar arasında bir korku olmuştur. Herkes kimden şüphelenmesi gerektiğini düşünmeye başlar ama bu kitaptan kimsenin haber yoktur. Bunun üzerine katilin nakkaşlardan biri olduğunu hepsi anlar. Enişte Efendi’de katili bulma işini Kara’ya verir. Bütün nakkaşlarla ve Üstat Osman’la görüşür ama katilin kim olduğunu bulamaz. Bu sırada padişah için hazırlanan kitap duyulmaya başlar ve kitabın son sayfasındaki resmin dinsizlik içerdiği dedikodusu yılmaya başlar. Zarif Efendi’nin bu resmi görüp korktuğu ve bu yüzden öldürüldüğü düşünmeye başlanır.

Şeküre’yle Kara arasında ise bohçacı Ester aracılığı ile mektuplaşmaya başlarlar ve Kara onu evliliğe ikna etmeye çalışır. Kara Şeküre’yi bir gece buluşmaya ikna eder. Kara’yla görüşen Şeküre eve gittiğinde babasının cansız bedeniyle karşılaşır. Birisi babasını öldürmüş ve kitabın son resmini de alıp gitmiştir. O gece çocuklara hiçbir şey söylemeyen Şeküre sabah Kara’ya haber yollar ve babasının öldüğünü söyler. İkisi evlenmeye ve bu işin altından birlikte kalkmaya karar verirler. Ama Şeküre kocasından boşanmadığı için evlenmeleri imkansızdır. Yalancı şahitler bulup kocasının öldüğünü söylerler ve kadı Şeküre’yi boşar. Kara’yla Şeküre evlenene kadar Enişte Efendi’nin öldüğünden kimseye bahsetmezler. Ertesi günü Enişte Efendi’nin öldüğünü ilan ederler.

Kara gidip padişaha Enişte Efendi’nin öldürüldüğünü ve kitabın son resminin çalındığını söyler. Bütün nakkaşlar ve Kara şüpheli haline gelir. Padişah Üstat Osman ve Kara’ya katili bulma işini verir. Katili bulmaya çalışan Kara öldürüldüğünde Zarif Efendi’nin üzerinden çıkan bir resim olduğunu öğrenir. Bu mürekkepleri dağılmış bir at resmidir. At resmini Üstat Osman’la uzun süre incelerler. Saraya gidip hazine odasında bir sürü kitap incelerler ve sonunda bu at resmini çizenin kim olduğunu bulurlar. Ama Üstat Osman’ın katilin başkası olduğunu düşünür.

Günlerce hazine odasında resim inceledikten sonra eve giden Kara Şeküre’yi evde bulamaz. Sonra Şeküre’nin kayınpederinin evinde olduğunu öğrenir ve yanına bir sürü adam toplayıp Şeküre’yi almaya gider. Zorla Şeküre’yi alıp ev yolladıktan sonra mahalledeki kahvenin basıldığını görür. Dinsizlik yapılan bu kahve Erzurumiler tarafından basılmış ve her yeri yıkılmıştır. Yıkıntılar arasında gezen Kelebek’i görür ve onu yanına alıp evini aramaya gider. İlk önce itiraz eden Kelebek evini aramasına izin verir. Ama evinde hiçbir şey bulamaz. Katili bulmaya kararlı olan Kara Kelebek’i de yanına alıp Zeytin’in evine gider ama Zeytin evde yoktur. Birlikte onun evini ararlar ama yıkılan kahvedeki meddahın kullandığı resimler hariç hiçbir şey bulamazlar. Son olarak da Leylek’in kapısını çalarlar ama aradıkları orda da yoktur. Son olarak Zeytin’i bulmaya karar verirler. Bir tekkede onu da bulurlar ama aradıklarını orada da bulamazlar.

Dördü oturur ve dertleşmeye eski günlerden konuşmaya başlarlar. Konuşmaları sırasında katil kendini ele verir ve hepsi katilin kim olduğunu öğrenir. Katil ile kavgaları sırasında Kara ağır şekilde yaralanır. Katil ise Şeküre’nin eski kocasının kardeşi Hasan tarafından yanlış kişi sanılarak öldürülür. Katilin bulunması bütün nakkaşları rahatlatır ve her şey eski haline döner. Ama Kara’nın sağlığı eski haline dönmez. Ölene kadar Şeküre’yle birlikte yaşarlar.

Bir önceki yazımız olan Ateşten Gömlek başlıklı makalemizde kitap özetleri ve roman özetleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir